GÜNCEL
Giriş Tarihi : 27-11-2020 14:16   Güncelleme : 27-11-2020 14:21

Bakan Soylu: Bir tek cümle söyleyeceksiniz, 'Bu PKK'nın Allah belasını versin' diyeceksiniz

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, bu yıl 86 selefi dernekle ilgili soruşturma yapıldığını, bunların 61'ini savcılığa tevdi ettiklerini bildirdi. HDP'li milletvekillerine seslenen Bakan Soylu, "Bir tek cümle söyleyeceksiniz, 'Bu PKK'nın Allah belasını versin' diyeceksiniz. Allah'ınızı seversiniz bir tek cümle, başka bir şey istemiyoruz sizden" dedi

Bakan Soylu: Bir tek cümle söyleyeceksiniz, 'Bu PKK'nın Allah belasını versin' diyeceksiniz

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Bakanlığının 2021 yılı bütçesinin görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda milletvekillerinin soru ve eleştirilerini yanıtladı.

Van'da iki köylünün helikopterden atıldığı iddiasına ilişkin soru üzerine Soylu, o dönem Yıldırım-10 Norduz Operasyonu kapsamında, Van'ın Çatak ilçesi Andiçen Mahallesi Sürik mezrasında sözde Kato Jirka cephesi halkla ilişkiler sorumlusu Mihrali Yılmaz'ın olduğu bilgisine ulaştıklarını anlattı.

Güvenlik güçlerinin, 4 evin olduğu mezrayı insansız hava araçlarıyla (İHA) izlemeye başladıklarını belirten Soylu, İHA'lar tarafından çekilen fotoğrafları göstererek Osman Şiban'ın evine 3 teröristin geldiğini söyledi.

Şiban'ın, yakın zamanda savcıya ve mülkiye müfettişine "Hafızamı kaybettim, müsait değilim." dediğini aktaran Soylu, Osman Şiban'la teröristlerin, ellerinde şemsiyelerle kayalıklara intikal görüntülerinin alındığını ifade etti. Mersin'de oturan Şiban'ın, Mihrali Yılmaz'ın anlatımıyla "milislik" yaptığını dile getiren Soylu, Şiban'ın, Sürik Mezrası'na yazın gelip 3-4 ay kaldığını ve daha sonra gittiğini söyledi. Servet Turgut'un yaşadığı barakanın İHA'larca çekilen fotoğrafını da gösteren Soylu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bunlar kayalıklara giden teröristler. Bunlar kayalıklara gider gitmez hem silahlı insansız hava aracı (SİHA) hem de yakın hava desteğiyle operasyon başlıyor. Bunların etkisiz hale getirildiğini değerlendiriyoruz. Ardından Yarbay Muammer (Özdil),kahramanlıklarını herkesin anlattığı Yüzbaşı Mahmut Top, Sezer Uçar ve Yusuf Uyar bizim astsubaylarımız, uzman çavuşlarımız, komutanlarını yalnız bırakmıyorlar, mağaraya giriyorlar. İkisinin orada etkisiz halde olduklarını görüyorlar. Tam kafalarını kaldırıyorlar, bir terörist 3'ünü şehit ediyor. O terörist, mağaranın içerisinden yarıyor ve çıkıyor. İndiği yer bir dere. Bizimkiler köpeklerle kovalıyorlar, buluyorlar, çatışmaya giriyorlar ve ölüyor. Bakın bombalanıyor, operasyon yapılıyor, hemen 200-300 metre yakında, Servet Turgut olayın olduğu yerde. Kovalamaca, hafif darplaşma oluyor. Ardından 'ben değilim, bu adamlara ev sahipliği yapan Osman Şiban'dır' diyor. İlk Osman Şiban'ın ismini o veriyor. Sonra Osman Şiban'ı alıyorlar. İlk helikopterle 3 şehidimiz gidiyor. Başka bir helikopterle 2 terörist gidiyor. En son terörist, Servet Turgut ve Osman Şiban da üçüncü helikopterle naklediliyor."

Mihrali Yılmaz'ın, "köyden iki kişinin işkence edilip helikopterden atıldığına" ilişkin ifadelerini okuyan Soylu, bunların yalan olduğunu söyledi.

Soylu, helikopterin kapısının açılarak aşağıya bir şeyin atılması düşüncesinin "akla ziyan" olduğunu belirterek, olayla ilgili adli ve idari soruşturma yürütüldüğünü bildirdi. Soylu, "Milis oldukları (Osman Şiban ve Servet Turgut) ve bunlara yardım yataklık yaptıkları apaçık ortada olan bir meseleyi böyle ortaya koyuyorum. Bakın olayın sonrası için bir hüküm vermedim. Ben bildiğimi söylüyorum. Kurgu yapmıyorum. Osman Şiban'ın bu işle ilgilendiği bütün kayıtlarımızda var." diye konuştu.

Sendikaların Ermenek, Soma ve Gebze'deki yürüyüşleriyle ilgili soru üzerine Soylu, Anayasa'nın, idarenin inisiyatifine bıraktığı yetkiler olduğunu kaydetti.

Gösteri ve yürüyüşlerle ilgili valinin, İller İdaresi Genel Müdürlüğünün ve yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle İl Hıfzıssıhha kurullarının karar aldığını dile getiren Soylu, konuyla ilgili kendilerine ait sorumluluklar olduğunu da ifade etti.

Soma'daki insanların haksızlığa uğradığını gördüklerini belirten Soylu, konuyla ilgili iki sendikanın yöneticileri ve iş verenle görüştüğünü, sorunun çözümüne ilişkin yapılacaklar için 2 ay süre istediğini hatırlattı.

Ermenek ve Gebze'de yürüyüş yapmak isteyen işçilerin, Vali'nin "Konuyu değerlendiriyoruz, biraz sabredin." demesine rağmen yürümekte ısrarcı olduğunu anlatan Soylu, salgın nedeniyle yürüyüşlere izin verilmediğini söyledi.