KÜLTÜR - SANAT
Giriş Tarihi : 19-01-2021 02:17   Güncelleme : 19-01-2021 02:17

Şanlıurfa'da Bizans dönemine ait 400 metre uzunluğunda bir mağara keşfedildi

Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bulunan Takoran Vadisi’nde eski yerleşim yeri olduğu tahmin edilen 400 metre uzunluğunda bir mağara keşfedildi. Mağaranın Bizans döneminden kaldığı tahmin ediliyor.

Şanlıurfa'da Bizans dönemine ait 400 metre uzunluğunda bir mağara keşfedildi

Siverek’in tarihi ve turistik mekânlarını tanıtmak amacıyla kurulan Fırat Gezginler Kulübü üyeleri, mağaranın gün yüzüne çıkarılması ve ziyaretçilere açılması amacıyla, şimdiye kadar kimsenin giremediği derinliğe kadar indi. 400 metre uzunlukta, 3 büyük galeriden uluşan mağara, doğal sarkıtları, labirent yapısı ve muhteşem görünümüyle görenleri kendine hayran bırakıyor.

anlıurfa’nın Siverek ilçesi sınırları içerisinde bulunan Tokoran Vadisi doğal güzellikleri, anıt mezarlar, tarihi yerleşim mağaralarıyla dikkat çekerken, bölgede keşfedilmeyi bekleyen onlarca tarihi mağaraya da ev sahipliği yapıyor. Bunlardan biri de halk arasında Keşişler Mağarası olarak bilinen mağara. Siverek’in tarihi ve turistik mekânlarını tanıtmak amacıyla kurulan Fırat Gezginler Kulübü üyeleri, mağaranın gün yüzüne çıkarılması ve ziyaretçilere açılması amacıyla, şimdiye kadar kimsenin giremediği derinliğe kadar indi. 400 metre uzunlukta, 3 büyük galeriden uluşan mağara, doğal sarkıtları, labirent yapısı ve muhteşem görünümüyle görenleri kendine hayran bırakıyor.
Profesyonel dağcı ve ekipmanlarla içeri girdiklerini söyleyen Kulüp Başkanı Ferit Akçalı, "Bölge halkı arasında Keşişler Mağarası olarak bilinen 300 ile 400 metre derinlikte bulunan mağarayı bugün keşfe çıktık. Şükürler olsun zor olmasına rağmen mağaranın sonuna kadar gidebildik. İnerken zor şartlar altında ilerleyebildik, bazen süründük, bazen düştük ama çok güzel görsellere denk geldik. 3 büyük galeriden oluşan mağarayı keşfetmenin mutluluğunu yaşıyoruz" dedi.

Keşfedilmeyi bekleyen çok sayıda mağara var
Bölgenin eski yerleşim alanı olduğunu ve keşfedilmeyi bekleyen çok sayıda mağara olduğuna dikkat çeken Akçalı, "Bu mağaralardan belki de en büyüğüne biz girdik. Karanlık olması, içinde anlarca tünelin bulunması ve labirent şeklinde olması nedeniyle kimse bu kadar derinliğe girememişti. Biz ekipmanlarımızla ve ip sarkıtarak mağaranın en dibine kadar inmeyi başardık ve çalışmalarımızı çekimlerle belgelendirdik” şeklinde konuştu.

Figür ve sarkıtlar etkiliyor
Akçalı, ”İçerisi zifiri karanlık ama oksijen değerleri iyiydi. Orada gördüğümüz figürlere, şekiller, sarkıtlar bizi kendine hayran bıraktırdı. Kültür ve Tirizim Bakanlığının, Şanlıurfa İl Kültür Turizm Müdürlüğünün profesyonel bir ekiple. bir an önce buraya gelerek incelemelerde bulunmasını ve turizme kavuşturulmasını talep ediyoruz. İnanılmaz bir mağara buranın muhakkak gün yüzüne çıkarılması lazım” dedi
Kulüp üyelerinden Mehmet Kerece de, "Arkadaşlarımızla tekne gezisi düzenlerken vadinin ortasında bir mağara fark ettik, arkadaşlarla birlikte bu mağarayı görmek istedik. Zorlu bir çıkıştan sonra mağaraya ulaştık. Mağaranın içerine girdikçe mağaranın uzadığını ve derinliklere doğru devam ettiğini fark ettik. Mağaranın derinliklerine girdikçe, muhteşem bir yapı olduğunu gördük. Bugün de daha donanımlı olarak mağaranın keşfine çıktık. Bu mağaranın bir an önce turizme kavuşturulması gerekiyor” şeklinde konuştu.
Kulüp gönüllülerinden Seyfettin Çatalkaya ise "Doğada yeni yerler keşfetmeye çalışıyor ve bunların tanıtımını yapıyoruz. Bu mağarayı da yeni keşfettik, normalde bu mağara dıştan pek görülmüyor, yakına geldiğimizde büyük bir mağarayla karşılaştık. İlk geldiğimizde teçhizatımız olmadığından ilerleyemedik, bugün teçhizatlarımızı alarak geldik ve gördük ki mağara tek kelimeyle muhteşem" ifadelerini kullandı.

Mağara Hristiyanlığın ilk zamanlarında yerleşim yeri olarak kullanıldı
Çatalkaya, bölge halkının mağaranın Bizans döneminden kalma ve Hristiyanlığın ilk yıllarında kullanıldığını ve daha sonra insanlar tarafından yerleşim yeri olarak da kullanılmaya devam ettiğini belirterek, ”Bölgede yaşayan vatandaşlar, mağarada şimdi geldiğimiz noktaya kadar gelmediklerini söylüyor, çünkü zorlu bir yürüyüş ve zifiri karanlık var. Mağaranın Doğu Roma zamanından kalma Hristiyanlığın ilk başlarında keşişler tarafından tapınak olarak gizlice kullanıldığı söyleniliyor, bundan dolayı mağaraya Keşişler Mağarası deniyor. Tabi daha sonra da değişik kabile ve insanlar tarafından da yerleşim yeri olarak kullanılmaya devam etmiş" dedi.

Bu uzunlukta bir mağara görmedim
Çok yer ve mağara gezdiğini ama bu uzunlukta ve güzellikte bir mağara ile karşılaşmadığını söyleyen Seyfettin Çatalkaya, "Türkiye’de bu büyüklükte ve uzunlukta bir mağaranın olduğunu düşünmüyorum, ben rast gelmedim. Her yerde sarkıtlar, doğal güzellikler var. Buranın incelenmesi ve turizme kazandırılması gerekli” diye konuştu

Kaynak: İhlas Haber Ajan