Tarih, bazı şehirleri sadece coğrafya ile değil, direnişle yazar.
Şanlıurfa, işte o şehirlerden biridir.
11 Nisan 1920…
Anadolu’nun işgal altında olduğu karanlık günlerde Urfa halkı, modern silahlarla donatılmış Fransız birliklerine karşı, çoğu zaman yalnızca imanıyla, cesaretiyle ve sınırlı imkânlarla direnişe geçti.
Bu mücadele, klasik bir savaş değil;
bir halkın topyekûn ayağa kalkışıdır.
Fransız işgaline karşı örgütlenen Urfalılar, yerel milis güçleriyle şehirde adeta sokak sokak mücadele verdi. Bu direnişin en dikkat çekici yönü ise, herhangi bir düzenli ordu olmadan, tamamen halkın kendi iradesiyle gerçekleşmesiydi.
İLGİNÇ VE AZ BİLİNEN DETAYLAR
Urfa direnişi, Anadolu’da “ilk organize halk ayaklanmalarından biri” olarak kabul edilir.
Fransızlar, Urfa’daki direnişi kırmak için ağır silahlar ve takviye birlikler kullanmasına rağmen başarılı olamadı.
Kadınlar da cephe gerisinde değil, doğrudan mücadeleye destek verdi; mühimmat taşıdı, yaralıları tedavi etti.
Direnişin sembol isimlerinden biri olan Ali Saip Bey, halkı örgütleyerek mücadelenin liderliğini üstlendi.
Şehirdeki çatışmalar sırasında birçok mahalle harabeye döndü ancak direniş kırılmadı.
ZAFERİN ANLAMI
11 Nisan 1920’de Fransız birlikleri Urfa’yı terk etmek zorunda kaldı.
Bu sadece bir şehirden çekilme değildi.
Bu, Anadolu’da “işgal edilemez bir ruh” olduğunu gösterdi.
Urfa’nın kurtuluşu;
Gaziantep, Maraş ve diğer şehirlerdeki direnişlere ilham oldu
Milli Mücadele’nin halk tabanındaki gücünü ortaya koydu
Bu nedenle Urfa’ya daha sonra
“Şanlı” unvanı verildi.
“11 Nisan: Bir Şehrin Direnişi, Bir Milletin Uyanışı”
Şanlıurfa’nın 11 Nisan 1920’de Fransız işgalinden kurtuluşu, sadece bir şehir zaferi değil, Milli Mücadele’nin en güçlü halk direnişlerinden biri olarak tarihe geçti.
YORUMLAR
