-
"Beşer Esad" ismini ansınlar kepler ile.
Senden daha izzetli elbet merkepler bile.
Elinde o mazlumlar çektiler nice çile.
Fıtratındır hıyanet, sıfatındır her hile
Nemrut mu, Firavun mu; ne biçim insandır bu?
Cehennemin dibinde yanacak odundur bu!
Cihan kana bulandı, yazıldı bunlar ama.
Böyle çürümüş yürek ne etsen tutmaz yama.
Binler er yemin etti hak için intikama. Yadımızdadır Dera,
Halep, Humus ve Hama. Cengiz mi,
Hülagü' mü; ne biçim insandır bu?
Cehennemin dibinde yanacak odundur bu!
Sinesinde şu şârkın bir yangın harladı ve
Sonra da arsız arsız etti iblise cilve.
Seni diri gömmeli kabre ey gamsız deve.
Sen ki zulmün namına oldun âlemde zirve.
Ebrehe mi, Karun mu; ne biçim insandır bu?
Cehennemin dibinde yanacak odundur bu!
-
Zaman, tarih sahnesinde hak ile batılın, adalet ile zulmün savaşını hep yazar. Ama bir gerçek vardır ki zalimin saltanatı hiçbir zaman ilelebet sürmez. Bu şiir, Muhammet Baran Aslan’ın kaleminden dökülen ve zalime karşı yükselen bir isyan manifestosu niteliğinde. Tarihin karanlık sayfalarına adını zulümle kazıyanların akıbetini sorgulayan bu eser, sadece bir şiir değil, aynı zamanda bir uyanış çağrısıdır.
Şair, günümüzün Nemrutları ve Firavunlarına işaret ediyor. Geçmişte zulmüyle anılan Ebrehe, Karun, Cengiz ve Hülagü gibi isimler üzerinden modern çağın zalimlerini kıyaslayarak, onların da aynı sonu paylaşacaklarını hatırlatıyor. "Beşer Esad" ifadesiyle zulmün en somut örneğini işaret eden şair, masumların feryatlarını duymazdan gelenleri, insanlık onurunu hiçe sayanları derin bir öfkeyle mahkûm ediyor.
Tarihin Öğrettikleri
Tarih, zalimlerin ömrünün kısalığını her defasında gözler önüne seriyor. Nemrut’un kibriyle yükselen kuleleri, Firavun’un boğulduğu Nil’in suları, Karun’un hazineleriyle gömüldüğü toprak... Şair, bu tarihi gerçekleri hatırlatarak, adaletin er ya da geç tecelli edeceğini güçlü bir biçimde vurguluyor.
Ancak burada asıl mesele, yalnızca zalimin sonu değil; mazlumların, hak için savaşanların kararlılığı ve cesaretidir. Şairin “Binler er yemin etti hak için intikama” dizesi, bu kararlılığın en çarpıcı ifadesidir. Bu, bir çağrıdır: Hak için ayağa kalkmaya, adaleti savunmaya ve zulme karşı direnmeye bir davet.
Adaletin Zamanı Gelir
Zulümle abat olanın, ahıyla berbat olacağına dair inanç, insanlık tarihinin en güçlü ahlak ilkelerinden biridir. Bu şiir, sadece bir kişiyi ya da bir dönemi değil, zulmün genel karakterini ele alıyor. Bugünün dünyasında zulmün bin bir yüzüyle karşılaşıyoruz: Savaşlar, katliamlar, insan haklarının çiğnenmesi, mazlumların yerinden yurdundan edilmesi... Ama tarihin bize verdiği ders açıktır: Zulüm, her zaman kendi sonunu hazırlar.
Hak ve Adalet İçin Mücadele
Bu yazının amacı, sadece geçmişin zalimlerini anmak değil, aynı zamanda bugünün dünyasına ışık tutmaktır. Muhammet Baran Aslan’ın bu şiiri, yalnızca bir isyan değil, aynı zamanda bir direniş çağrısıdır. Hak yolunda yürüyenler için bir cesaret, mazlumların sesini duyurmak isteyenler için bir rehberdir.
Bu dünya zalimlerin değil, adaleti savunanların mirasıdır. Şairin sözleriyle:
"Sinesinde şu şarkın bir yangın harladı ve / Sonra da arsız arsız etti iblise cilve."
Bugün, insanlık onuru için ayağa kalkmanın tam zamanı. Çünkü adalet, zalimin değil, mazlumun duasıyla yeşerir ve gün gelir, zulmün tahtı da devrilir.Muhammet Baran ASLAN (Baranî)
Bir Put Daha Devrildi: Zulmün Kalemi Kırıldı
YORUMLAR